aşmak

-ar -i
1. 越过, 穿越, 翻越: Denizi aşıp ülkesine vardı. 他飘洋过海回到了祖国。Hırsız duvarı aşıp bahçeye inmiş. 窃贼翻墙进了花园。Dağ ne kadar yüce olsa, yol üstünden aşar. 成́ 山高也高不过天, 总有道路通天涯。
2. 超过(限度、期限、数量等): Ateşi kırk dereceyi aşmıştı; zavallı kendinde değildi. 可怜他发烧40多度, 已不醒人事了。Bu kitabın onbinleri aşan okuyucusu vardır. 这本书有数万多读者。Şimdi genç değil, söyle otuzunu aşmış, efendiden, ağır başlı bir kısmet bekliyor. 她现在已经不年轻了, 已经30多岁了, 还待字闺中, 等候她的白马王子。
3. -e (雄性动物)与雌性动物交配, 配种
4. nsz 俚́ 溜走: Herif çoktan aşmış. 这家伙好像早就溜了。
5. 俗́ 睡着, 熟睡

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • asmak — asmak, I, 173 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • asmak — i, e, ar 1) Bir şeyi aşağıya sarkacak biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak Lambayı tam pencerenin karşısına astı. S. F. Abasıyanık 2) Üzerine takınmak, kuşanmak 3) i Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek 4)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşmak — den, ar 1) Yüksek, uzak veya geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek İki gündür sarp dağ yollarından aşıyoruz. F. R. Atay 2) i Süre geçmek, bitmek, sona ermek Üstelik çekingenliğin de kaybolmuş hatta sokulganlığı aşarak girişkenlik derecesini… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşmak — aşınak, bir tepeyi öbür yana geçmek I, 173; III, 261 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • asmak — kaytarmak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • aşmak — yuvarlanmak engeli geçmek …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • mektebi asmak — derslere girmemek için keyfî olarak okula gitmemek, okulu asmak Güzel havada mektebi asamamış bir ilkokul öğrencisi somurtkanlığı ile kafileye katıldım. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • afiş asmak — duvarlara ilan yapıştırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • barajı aşmak — herhangi bir sebeple konulmuş olan koşulu yerine getirip başarı sağlamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • baştan aşmak — pek çok olmak, pek çoğalmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • muamma asmak — âşıklık geleneğinde herhangi bir konuyu manzum olarak bilmece türünde düzenleyip genellikle kahvehanelerde herkesin göreceği bir yere koymak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.